Skip to content

Osmanlı Kayıtlarında Çerkeş

Osmanlı döneminde kayıtlara geçen, Çerkeş hakkında en önemli yazılı kaynaklardan üç tanesi Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, 1894 Kastamonu Salnamesi ve Şemseddin Sami'nin Kamus-ul Âlâm'ıdır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi

Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Çerkeş'ten şu şekilde söz etmektedir;

"Çerkeş, Kangıırı toprağında subaşılıktır. 150 akçalık kazadır. Yeniçeri serdarı, sipahi kethüda yeri vardır. Şehir bir bayır dibinde olup 300 haneli bir camii, bir hamamlı, 40-50 dükkânlı bir beldeciktir.

IV. Murad'ın yakınlarından Silahtar Mustafa Paşa burada 150 ocaklı, 100 dükkânlı bir han yaptırmak sureti ile kasabayı imar etmiştir. Lakin ömrü vefa etmediği için kiremit örtülü kalmıştır. Hafta da bir gün köylüler gelerek bir pazar yeri kurulur."

Evliya Çelebi'nin Silahtar Mustafa Paşa tarafından yaptırıldığını söylediği han, eskiden Çerkeş'te KERVANSARAY olarak bilinen ve yıkıldıktan sonra yerine şimdiki çarşının kurulduğu handır.

1894 Kastamonu Salnamesi

19. yüzyılın sonlarında (1894) yayınlanan Kastamonu Salnamesinde Çerkeş şu şekilde yer almaktadır;

"Çerkeş kazasının merkezi olan Çerkeş kasabası, vilayetin cenub-i garbisinde ve merkez vilayete (Kastamonu) 26 ve merkez livaya (Çankırı) 15 saat mesafede vakidir. Kaza-i mezkur şarken şarken Kangırı, garben Gerede, şimalen Araç, cenuben Ankara vilayetine tabi Abad kazaları hudutları ile mahduttur.

635 hane-i havi olan kasaba-i mezkurede oldukça muntazam bir hükümet konağı ve bir telgrafhane ve Sultan Murad Rabi Selah Hazretlerinin Bina-i kardeşi olan bir cami-i şerifle ashabı hoyrat tarafından yaptırılmıştır.

8 cami bir de mescid-i şerif, bir mekteb-i rüşti ve ipditai, 6 sıbyan mektebi, 2 medrese, 3 tekke ve meşayih halvetiyeden Şeyh Hacı Mustafa Efendi (Pir-i Sani) Hazretlerinin Türbe-i şerifleriyle beraber 7 türbe, 5 büyük han, 198 dükkân, 12 çamaşırhane, 1 silahhane, 14 kahvehane, 1 kıraathane ve 3 hamam mevcut ve mamurdur.

Kasabanın cenub-i cihetinde cereyan eden çay üzerinde ikisi ahşap ve biri kargir olmak üzere 3 köprü bulunup iş bu çay kasaba civarında yedi bab değirmen tedvir eder. Kasaba dürunu'ndan cereyan eden çaydan bazı mahaller iska olunmakla beraber bu su kasabanın tanzifatına haylice yardım eder.

Kasabanın mevkii basit ve etrafı açık olduğundan ab ve havası latif ve şitası şiddetlicedir. Dürun-u birun kasabada sular kesret üzere ise de bağ ve bahçe olmayıp, ancak kasaba dürununda bazı geniş hane avlularında sebze yetiştiriliyor. Pazar günleri Zafranbolu, Evlak, Viranşehir, Koçhisar, Tosya, Karacaviran'a bağlı Melan taraflarından her nev-i meyve ve sebze getirilip, satılıyor.

Mümkısım olduğu üç nahiyesi ile beraber kazanın 74 divanını terkip eden 380 karye, 7500 hane ve köylerde köylü tarafından yapılan ve Orta Odası tabir olunan 300 mütecaviz misafirhane vardır.

İş bu kaza dahilinde müteaddid mahallerde ve merkez kaza civarında bir kaç nev'i ma'den suları mevcut olup, bazı a'lel ve imrazai cildiye ve dahiliye mahallince mütevattırdır.

Karacaviran dahilinde, Çavundur karyesinde dahi her türlü a'lel ve imraz-ı dahiliyeye ve hariciyeye faidesi sayf olan diğer ma'den suları vardır.

Bundan başka Çerkeş'e 5 saat mesafede Akçagiyse karyeinde bazı illete nafi bir su daha mevcut olup, Ağustos'da çıktığı ve içenlerin faidesini gördükleri merviddir."

Kamus'ul Âlâm

Kastamonu Salnamesinden başka bir kaynak eser de Şemseddin Sami'nin Kamusu'l Âlâm'ıdır. Şemseddin Sami bu eserinde Çerkeş hakkında şu bilgileri vermektedir;

"Kastamonu vilayeti Kangırı sancağında, Kastamonu'nun 100 km cenub-i garbisinde ve Kangırı'nın 65 km garb-i şimalisinde kaza merkezi bir kasaba olup Ulusu'yun bir çeyrek şimalisinde vakidir. Düz bir yerde müesses güzel bir kasaba olup, 5000 ahalisi, biri Sultan Rabi Hazretlerinin bina-i kardeşi olmak üzere 8 cami-i şerifi, bir mescidi, 3 takkesi, bir kaç türbesi, 1 medresesi, 1 rüştiye 7 sıbyan mektebi, 5 hanı, 197 dükkânı, 3 hamam, mezkur nehrin üzerinde biri taş ve iki ahşap köprüsü ve 7 değirmeni vardır.

Bu kasabada haftada bir kez pazar kurulur. Bağdat Caddesi kasabanın içinden geçtiği içün hayli ticaret vardır. Akarsuları pek çok ise de havası ziyade soğuk olduğundan bağ ve bahçesi yoktur.

Çerkeş kazası Kangırı Sancağını terkip eden 3 kaza (Merkez, Çerkeş ve İskilip)'nın biri olup, şarken nefsi Kangırı, şimalen Kastamonu Sancağına bağlı Araç, garben Bolu Sancağına Ta'bi Gerede, cenuben dahi Ankara vilayet ve sancağına ta'bi Yaban Âbâd kazaları ile mahdud ve muhaddur.

Karacaviran, Ovacık ve Bayındır nahiyeleri ile beraber 388 karyeyi cami olup 34 divane münfesiddir. Ahaliy-i kaza 2300 miktarını mütecaviz olup, cümlesi müsellimdir. Arazinin kısm-ı azamı dağlık olup, cenup cihetinde Işık ve şimal cihetinde Ilgaz dağlarının etekleri münted olur. Aralarında vasi ve mütbit bir ova olup Ulusu ile irva olunur. Toprağı münbit olup hububat mütesevvi vesaireden ibaret hayli tiftik ihraç olunur. Çerkeş kasabasından bir saatlik mesafede ve Karacaviran nahiyesinin dahilinde vaki Çavundur karyesinde kükürt ile kurşun madenleri havi nafi bir ılıca vardır."

Görüldüğü gibi her üç kaynakta da Çerkeş'in önemli bir bölgede yer aldığı ve ulaşım olanağının olması nedeni ile hareketli bir ticaret ve konaklama yeri olduğu görüşünde birleşilmektedir.

Milli Mücadelede Çerkeş

13 Nisan 1920'de başlayan I. Düzce-Bolu ayaklanması, kısa sürede bölgenin benzer toplumsal özelliklerine sahip olan Gerede, Safranbolu ve Beypazarı'na yayılmıştır. Ayaklanmanın Ankara'yı da etkileyebilecek bir boyuta ulaşması üzerine Mustafa Kemal 24 Nisan'da Bursa'da bulunan 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa'ya telgraf çekerek Ankara'ya çağırmıştır.

Bu arada genel Kurmay Başkanı İsmet Bey (İnönü) 58.Alay'a hızla Çerkeş'e gitmesini bildirmiş ve 58.Alay 5 Mayısta Binbaşı Vasfi Beyin komutasında Gerede'ye yürümüştür. Alayın yürüyüş kolunun önünde Çerkeşliler tarafından oluşturulmuş olan "Çerkeş Akıncı Müfrezesi" yürümüştür. Gerede önlerine gelindiğinde yoğun bir ateşle karşılaşan birlikler dağılarak Çerkeş'e çekilmişlerdir.

Mustafa Kemal'in telgrafı üzerine, Ali Fuat Paşa ayaklanmayı bastırmakla görevli birliklerin başına geçmiş ve Düzce-Bolu ayaklanması Mayıs 1920 sonlarında bastırılmıştır.

Aynı yılın 19 Temmuzunda patlak veren II. Düzce ayaklanması sırasında 58. Alaya bağlı birlikler ve "Çerkeş Akıncı Müfrezesi" Gerede ayaklanmasının bastırılmasında önemli rol oynamışlardır.

Gerede isyanının bastırılmasında isyancılardan elde edilen bir top Çerkeş'e getirilmiş olup, bugün Milli Mücadele anısı olarak Belediye bahçesinde saklanmaktadır.

Doğrudan işgal görmediği ve işgal bölgesinden de oldukça uzak olduğu için, Çankırı'da işgale karşı örgütlenmeler, ancak 5 Mayıs 1920'de kurulan "Çankırı Gençler Mahfeli" ve 12 Temmuz 1920'de kurulan "Çerkeş Gençler Mahfeli" adlı örgütlerle başlamıştır.

Çerkeş'li aydınların öncülüğünde kurulan Çerkeş Gençler Mahfeli spor ve müzik gibi dallarda da etkinlik gösterdiği için oldukça geniş bir taban oluşturmuştur. Bu örgüt Milli Mücadele sırasında oldukça etkin bir çalışma yürüterek halkın manevi olarak güçlenmesinde önemli bir rol oynamıştır.

 
Reklam
Reklam

Duyuru

Derneğimiz

Derneğimiz üye kayıtları devam etmektedir. Lütfen bizimle iletişime geçiniz...

Sosyal Meyda ile Giriş:

Powered by OneAll Social Login

Üye Girişi



Online Üyeler

Şu anda 57 ziyaretçi çevrimiçi